Nörolojik Rehabilitasyon

 
 
 
İnme (Hemipleji) Rehabilitasyonu:
Vücudun sağ ya da sol yarısında görülen felce hemipleji denir. Dünyada en sık karşılaşılan beyin ve sinir sistemi hastalıkları inmelerdir. Çoğu kez beyin damarlarının tıkanmasına veya beyin kanamasına bağlıdır. Kafa darbeleri, beyin ameliyatları, zehirlenmeler ve mikrobik hastalıklardan da olabilir. En büyük risk faktörü yüksek tansiyondur. Sonra şeker hastalığı, kalp problemleri, sigara-alkol kullanımı, kolesterol de riski artıran faktörlerdir. Olayın meydana geldiği beyin bölgesine ve büyüklüğüne göre çeşitli tablolar ortaya çıkar. Kol ya da bacak daha az etkilenebilir. Konuşma, anlama, görme bozuklukları eşlik edebilir.
İnme tedavisi multidisipliner bir ekip işidir. Beyin cerrahı, nörolog, fizik tedavi hekimi, fizyoterapist, rehabilitasyon hemşiresi, psikolog, iş-uğraşı terapisti gibi pek çok ekip üyesi gerekebilir. Aile de rehabilitasyon programında önemli bir yere sahiptir. İlaç tedavisi ve hastanın stabilitesi ile yoğun bir rehabilitasyon programına başlanmalıdır. Başarı oranını; hastanın yaşı, daha önce beyin hasarı olup olmadığı, görme-algılama-zihinsel problemlerin eşlik edip etmediği belirler .Ayrıca hastanın katılımı ve aile desteği de çok önemlidir.Bu hastaların rehabilitasyonunda çeşitli özel teknikleri içeren egzersiz ve uygulamalar esastır. Bu uygulamaların mutlaka fizyoterapistler tarafından yapılması gerekir. Bilinçsiz yapılacak egzersizler fayda değil zarar verecektir.

 
 
 
 
 
 
 
Serebral Palsi (SP-CP)
Serebral Palsi doğum esnasında beynin oksijensiz kalması sonucu bebekte gelişen beyin hasarıdır. Çocuğun beynindeki etkilenen alanın yeri ve büyüklüğüne göre çeşitli türleri vardır. En sık spastik serebral palsi görülür. Kol ve bacak tutulumları değişiklikler gösterebilir. Zihinsel problemler de yaklaşık 3/1 oranında görülmektedir.
İlk belirtiler genellikle çocuğun baş kontrolü, dönme, oturma, ayakta durma gibi gelişimlerinin gecikmesiyle anlaşılır.Aileler bebeklerinin gelişimini çok dikkatli takip etmelidir. 3.ayda başını tutamayan, 4-5. ayda dönemeyen, 6-7. ayda oturamayan bebeklerin önlem olarak bir uzmana gösterilmesi faydalıdır. Günümüzde düzenli doktor kontrolü, erken tanı yöntemlerinin gelişmesi ve daha bilinçli aileler sonucunda bu çocuklar çok erken tespit edilebilmektedir.
Tedavi bir ekip işidir. Çocuk nöroloğu, FTR uzmanı, fizyoterapist, ortez-protez teknikeri, özel eğitim uzmanı, psikolog, ortopedist ve anne-baba da bu ekibin içindedir.Çocuktaki gelişmeye göre ortez kullanımı,cerrahi müdahale, botox uygulaması, ev-okul düzenlemeleri gerekebilir.
Egzersiz, SP rehabilitasyonunun temelidir. Fizyoterapistler, germe-güçlendirme, eklem hareketini artırma, denge, motor gelişim egzersizlerinin yanı sıra eğitimlerini aldıkları bazı özel teknikleri de uygularlar. Bunların başlıcaları: Bobath, Peto, Vojta gibi tekniklerdir. Ayrıca ailenin yaptırması uygun olan egzersizler de mutlaka öğretilmeli ve gelişim durumuna göre takip edilmelidir.

Multipl Skleroz (MS):
Beyin ve omurilikte bazı bölgelerin hasara uğraması ve plak oluşumuyla karakterize kronik bir sinir sistemi hastalığıdır. Kesin nedeni tam olarak belirli değildir. Kadınlarda daha sık görülür. Yürüyüş, koordinasyon mesane etkilenmesi ile birlikte hastalarda fonksiyonel ve mental problemler gelişir. Tek taraflı görme problemi , göz ağrısı, diplopi(çiftgörme), kol-bacak güçsüzlüğü ilk belirtileridir.Genellikle ataklar halinde seyreder. Çok sık atak olabileceği gibi yıllarca da ara olabilir. Son yıllarda bulunan yeni ilaçlarla MS tedavisinde önemli gelişmeler olmuştur.
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon MS tedavisinde önemli bir yere sahiptir. Hastanın durumuna göre tedavi programı kişiye özel hazırlanmalıdır. Genel amaç; kayıpları telafi etmek ve hastanın fonksiyonel kapasitesini artırmaktır. Yorgunluk, yürüme problemi, transferler, araç kullanımı, işyeri adaptasyonu çözülmesi gereken sorunlardır. Hastanın bulunduğu ortamın serin olması egzersizlerin aşırı zorlanmadan az tekrarlarla ve dinlenerek yapılması çok önemlidir. Ortez desteği gerekebilir. Yine Botox uygulaması bazı hastalarda olumlu sonuçlar verir. Tedavinin etkin olması için nörolog, FTR hekimi, fizyoterapist biraraya gelerek hastaya özel programı belirlemelidirler.
Parkinson:
Beyin dokusundaki bazı merkezlerin fonksiyon bozukluğu ile ortaya çıkan kronik bir sinir sistemi hastalığıdır. Sebebi tam olarak bilinmemektedir. 65 yaş üstü daha sık görülür. El ve ayaklarda titreme, yavaş hareketler, duruş ve yürüyüş bozuklukları, mimik hareketlerinin yapılamaması, ilk belirtilerdir. Zamanla yutma zorluğu, iştahsızlık, kilo kaybı, depresyon ortaya çıkabilir.
Hastalığın teşhisi ve ilaçların düzenlenmesi ile birlikte Fizik Tedaviye de başlamak gerekir. Eklem hareketlerini artırmak, denge yürüme ve koordinasyon problemlerini çözmek temel amaçlardır. Konuşma ve yutma problemleri, kondisyonun artırılması ile de ilgilenmek gerekir. Hastalara yürüme merdiven inip çıkma, çökme kalkma egzersizleri ve güvenli olarak yere düşme yerden kalkma da öğretilmelidir.
Omurilik Yaralanmaları
Omurilik yaralanmalarının %60'ı 30 yaşın altındadır. Genç erişkin erkeklerde daha sıktır. Türkiye'de olguların %85'inin sebebi trafik kazaları ve düşmelerdir. Omurilik yaralıların 2/3'ü paraplejik (bacaklarda felç), 1/3'ü tetraplejiktir (kol ve bacaklarda felç).
Rehabilitasyonla bütün hastalarda önemli fonksiyonel kazanımlar olur, ancak bu yürüme düzeyinde olmayabilir. Omurilik yaralanmasının seviyesi, yaralanmanın tam ya da kısmi olması, hastanın yaşı ve eşlik eden hastalıklar ambulasyona (hareketlenmeye, yer değiştirmeye) etkili faktörlerdir. Beyine yakın seviyelere göre alt seviyelerdekilerin, tam olanlara göre kısmi olanların, yaşlılara göre gençlerin ve başka hastalığı olmayanların hareket etme şansı daha yüksektir.
Başlangıçtan itibaren eklem sertliklerini önlemek ve spastisiteyi azaltmak için hastaya uygun pozisyon verilir ve tüm eklemlere "eklem hareket açıklığını" koruyacak egzersizler yaptırılır. Potansiyeli olan hastalara gelişme sağlandıkça adım adım yatak içinde yer değiştirme, oturma, tekerlekli sandalyeye geçme, ayakta durma, denge, yürüme, iş uğraşı eğitimleri verilir. Seviyeye göre yardımcı cihaz- breys verilmesi çeşitli modifikasyonlar yapılması gerekebilir. Ayrıca etkilenmemiş dahi olsa kol-omuz ve gövde kaslarının da daha güçlü olması hedeflenir. Bu sayede hasta transferlerde daha rahat olacaktır.
Kas Hastalıkları
Kas hastalıklarında genel olarak, ilerleyici kas zayıflığı, kas kısalıkları, kontraktürlerin oluşturduğu şekil bozuklukları yani deformiteler ve bunların sonucu oluşan fonksiyon kaybı ve aktivitelerde yetersizlikler görülür. Çoğunlukla genetiktir ve pek çok tipi vardır. Bugün için kesin tedavisi olmayan tiplerinde fizyoterapi ve rehabilitasyon yaklaşımları özellikle önemli yer tutmaktadır.

Kas hastalıklarının rehabilitasyonunda farklı fizik tedavi yöntemleri kullanılmaktadır. Bu yöntemler:
1. Egzersiz Tedavisi: Tedavide en etkili yöntem egzersizdir.
a)Germe egzersizleri: Bu hastalıklarda özellikle kalça, diz ve ayak bileği çevresindeki kaslarda meydana gelen kas kısalıkları eklemlerin hareket miktarını kısıtlar.
b)Kuvvetlendirme egzersizleri: Kas hastalıklarında kas kuvvetinin korunmasında en etkili yöntem kuvvetlendirme egzersizidir.
2.Elektrik Stimülasyonu: Kas hastalıklarında kas kuvvetini korumak amacıyla kullanılan bir yöntemdir.
3.Sicak Uygulamalar: Kas hastalıklarında özellikle germe egzersizleri öncesinde sıcak uygulamalar önerilebilir.
4.Ortez(Splint) Uygulamalari: Vücutta uzuvları korumak, desteklemek, yapamadığı harekete yardımcı olmak veya istenmeyen hareketi engellemek amacıyla çeşitli materyallerden yapılan cihazlardır. Ortez uygulamaları kas hastalıklarının tedavisinde önemli bir yer tutar. Her hastanın ihtiyacına göre planlanan bu uygulamalarda doğru zamanlama çok önemlidir.